Efsane Koç Phil Jackson ile Buluşma

jacksonHayallerimiz ve hedeflerimiz, hayatımızı doyumsuz yapan en güzel şeylerdir. 90’lı yılların  ortalarına kadar hepimizi ekranların başına kilitleyen Michael Jordan’lı efsane takım Chicago Bulls’u hatırlamayan yoktur. O dönemlerde kendisini tanımaya başladığım Los Angeles Lakers’da koçluk yapmış, şuanda da New York Knicks basketbol takımının kulüp başkanı efsane koç Phil Jackson’nın kitaplarını (Kutsal Çemberler, Ruhunu Arayan Takım) okuduktan sonra, kendisini daha yakından tanıma fırsatı buldum. Jackson ’un felsefesi, iletişim becerisi, liderliği, vizyonu ve misyonu bende tarif edilemez bir hayranlık uyandırdı.  Uygulamacı spor psikoloğu olarak kendisinin tecrübelerini, düşüncelerini ve sporcularına uyguladığı stratejileri çalışma alanımda kullandım ve kullanmaya devam etmekteyim.

10 senelik hayalim gerçek oldu

Verdiğim seminer sonucunda 1500’e yakın antrenöre kendisinin kitaplarını tavsiye ettiğim efsane koç Phil Jackson ile bir gün tanışmayı bundan 10 sene önce hayal etmeye başlamıştım. Bu hayalim 27 Ekim 2015 yılında New York şehrinde gerçekleşti. Association Applied for Sport Psychology (AASP) Uygulamalı Spor Psikologları Derneğinin Indianapolis şehrinde gerçekleştirilen konferansa katılmak için Amerika’ya gittim. Orada çok değerli bir arkadaşım sayesinde randevu alarak Phil Jackson ile 1 saat 10 dakika görüşme şansına sahip oldum.

NBA’de en çok kupa kaldıran koç

Phil Jackson’ı çok kısa bir şekilde tanıtmanın çok zor olduğunu biliyorum. Phillip Douglas kısaca “Phil” Jackson kendisi “Zen Master” olarak bilinir. Eski basketbolcu, NBA’nın efsanevi antrenörlerinden biridir. 1989-1998 yılları arasında Michael Jordan ve Scottie Pippen’lı Chicago Bulls’u çalıştırarak 6 şampiyonluk kazanıp şöhrete kavuşmuştur. Bunun yanında Kobe Braynt ve Shaquille O’Neal’lu Los Angeles Lakers takımıyla da 5 şampiyonluk kazanmıştır. Toplamda 11 şampiyonlukla NBA tarihinin en çok şampiyonluk yaşayan koçudur. Oyunculuk kariyeri boyunca kazandığı 2 şampiyonluk ile beraber toplam 13 şampiyonluk yaşamıştır. Phil Jackson, bazı takım ve basketbol stratejilerinin mucididir. 2007 yılında Basketball Hall of Fame’e girme hakkı kazanmıştır. 3 Şubat 2010’da Jackson Lakers ile 534. galibiyetine ulaşarak, Pat Riley’nin rekorunu kırarak, NBA tarihinin en başarılı koçu oldu. Basketbolculuk kariyerinde forvet pozisyonunda oynadığı New York Knicks Takımı’na Mart 2014 tarihinde başkan seçilmiştir.

Tecrübe ve bilgisine bir kez daha hayran kaldım

Efsane koç ile tanıştığım an hayatımın en heyecanlı ve mutlu olduğum anlardan biridir. Kendisi ile yaptığım sohbette tecrübelerini, benim yaptığım çalışmaları, sporda psikolojik desteği, Türk Futbolunu ve Basketbolunu konuştuk. Kendisi daha önce spor psikoloğu ve klinik psikologlar ile çalıştığı için sporda psikolojik destek konusunda eşsiz bilgiye sahip. Kendisi öncelikle beni biraz daha tanıyıp nasıl çalıştığımı neler yaptığımı ve ne gibi teknikleri nasıl öğrettiğimi sordu. Sorduğu sorulardan zaten sporda psikolojik destek konusuna ne kadar bilgili olduğu da belliydi. Antrenörlük döneminde spor psikoloğu George Mumford ile uzun yıllar çalıştığını ve bu çalışmaların faydalarını gördüğünü bana anlattı. Kendisine sporda psikolojik desteğin başarı ve başarısızlıkta %’de kaç etki ettiğini sorduğumda, efsane beysbol oyuncusu ve antrenörü Yogi Berra’nın söylediği bir sözü hatırlattı. “Beyzbolun %90’ı mental; kalan yarısı ise fizikseldir.” Yogi Berra’nın matematiği kötü değildi ama verdiği bu esprili cevap bile sporda başarıda psikolojik faktörlerin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlatıyordu.

Başarıda %50 mental faktör etkisi var

Efsane Koç’a göre sporda mental faktörlerin başarı ve başarısızlıkta etkisinin % 50 olduğunu ifade etti. Kendisinin sporun psikolojik yönüyle karşılaşması da Teksas Üniversitesinde psikoloji bölümünde okuyan abisi Joe’nin tavsiyesiyle olduğunu belirtti. Kutsal Çemberler kitabında kendisi bunu daha detaylı bir şekilde açıklıyor: Abisinin hipnoz, telkin gibi zihinsel antrenman metotları ile bilinçaltını yeniden programlayarak en iyi maçını oynadığını ifade ediyor. İlerleyen yıllarda 1971-72 yılının Play Off’larının Boston’daki beşinci maçı kendisi için dönüm noktası olduğundan ve Celtics’in kurnaz oyuncusu Don Nelson’ı zihinde canlandırma yöntemi ile nasıl etkisiz hale getirdiğinden bahsetti.

Zihinde canlandırma tekniği

Zihinsel antrenman metodu ile harika bir performans gösteren P.Jackson ön yargı ile baktığı bu alana N.Y.Knicks’de oynarken daha da yakınlaşıyor. Zihinde canlandırma tekniği ile maçlara konsantre olup tetikleyici kelimeler ile kendini programlıyordu. İlgi duyduğu Budizm aracılığıyla bilinçli farkındalığa ulaşıyor ve burada öğrendikleri ile felsefesini ve vizyonunu geliştiriyordu. Tüm öğrendiği teknikleri koçluk yaptığı takımlarda kullanarak 11 şampiyonluğu boşuna kazanmadığını ispatlamıştır.

Türk futbolu ve basketbolunu yakından takip ediyor

Phil, Türk futbolunun 100 yılı aşkın süredir var olduğunu, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki rekabeti de bildiğini söyledi.  Milli Takımımızın son anda Avrupa Şampiyonası’na katılma hikâyesini kendisine anlattığımda gülümseyerek, “Sporda bu gibi durumlara sık rastlanır ve şanslı olmak için inanç ve mücadele gerekir, bazen dış faktörler sizin lehinize işleyebilir” dedi. A Milli Takımımıza başarılar dileyip bana Fransa’ya gidip gitmeyeceğimi sordu, bende kendisine gitmek istediğimi söyledim. Gülümseyerek, “ mutlaka gitmelisin” dedi. Daha sonra birazda Türk basketbolu hakkında konuşmaya başladık. Jackson Türk basketbolunun ileri bir seviyede olduğunu NBA’ye çok değerli oyuncular gönderdiğini söyleyerek, yakından takip ettiğini belirtti. Bakarsınız önümüzdeki yıllarda NY Knicks’de bir Türk oyuncu görmemiz sürpriz olmaz.

Yüksek egolu oyuncuların önlerine hedef koyun

Jackson’un antrenörlük kariyeri boyunca hangi oyuncuların kendisini zorladığını sorduğumda narsist ve yüksek egolu oyuncular olduğunu söyledi. Takibinde bu oyuncular ile nasıl mücadele edip onlardan verim aldığını sorduğumda ise, bu oyuncuların halen eksikliklerinin olduğunu bu yüzden hedefler koyarak kendilerini geliştirmeleri gerektiğinin mesajını verdiğini söyledi. Mesela zor anlarda, kaybedilen veya kötü performans gösterilen maçlarda, sporcuların yanlarına yaklaşarak omuzlarına dokunup samimi bir beden dili ve sözlerle yanlarında olduğunun mesajını vermiş. Daha sonra kendileri ile konuşup doğru yönlendirmeler ile bu oyunculardan daha fazla verim alabilmiş. Elbette bunları yapmak ileri derecede kendini zorlamış olsa da, doğru zamanda doğru strateji ile bu oyuncuları kazanmasını bilmiş. Narsist ve yüksek egolu sporcular kendilerini kusursuz veya erişilmez gördükleri için kendilerini gelişime kapatabiliyorlar ve bundan dolayı performansları bir süre sonra azalabiliyor. Eğer performanslarını yükseltemezlerse veya ağır başarısızlıklar yaşarlarsa geri dönüşleri çok zor olabiliyor veya dönüşleri olamayabiliyor. Efsane koç Phil Jackson bunu bildiği için bu gibi kritik durumları büyük ustalıkla yönetmiş. Özellikle Ruhunu Arayan Takım adlı kitabını okuduğunuz zaman bunu çok daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

Her takımda spor psikoloğu bulunmalı

Efsane koç transfer edilecek oyuncuları çok sıkı takibe aldıklarını sadece fiziksel özelliklerine ve yeteneklerine bakamadıklarını psikolojik/duygusal özelliklerinin, doğup büyüdüğü sosyal çevrenin ve ailenin sosyal-ekonomik özelliklerinin incelendiğini belirtti. Özellikle draft sürecinde transfer etmek istedikleri oyuncular ile 2 defa yüz yüze görüşüp yemek yediklerini ve bu oyuncuları tanımaya çalıştıklarını ifade etti. Draft edilen genç oyuncuların takıma adaptasyonunun da çok önemli olduğunu belirten Jackson, bunun için spor psikologlarından mutlaka yardım alınması gerektiğini de sözlerine ekledi. Performans sporu yapan tüm takımların uzman spor psikologlarıyla çalışması gerektiğini; çünkü bütün yükü koçların taşıyamayacağını ve bu tür çalışmaların oyuncuları, antrenörleri ve yöneticileri geliştirdiğini ve bu işin olmazsa olmazı olduğunu ifade etti.

Bana her daim kapısını açtı

Ülkemizde halen sporda psikolojik desteğe sıcak bakmayan teknik direktörler, yöneticilerin olduğu şu günlerde bu sözleri efsane koç Phil Jackson’dan duymak beni oldukça mutlu etti. Phil Jackson ile yaptığım bu görüşme sonucunda sporculara, antrenörlere ve yöneticilere vermek istediğim bir mesaj var: Egolarından arınmış ve alçakgönüllü kişiliğe sahip biri olması, onun bu kadar başarılı olmasının en büyük nedenlerindendir. En ufak başarıda egosunu kontrol edemeyen kişilerin kazanacağı tek şey kibir olacaktır ve o kibirde uzun vadede kendilerine zarar verecektir diye düşünüyorum. Phil bana ve kulübümüze (BJK) tüm branşlarda başarılar diledi. Dünyanın en başarılı Koçu’nun bu kadar mütevazi olması bana Albert Einstein’ın dediği bir sözü hatırlattı “Çok bilgi az ego; az bilgi çok ego”. Yolun açık olsun Efsane…

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Phil_Jackson

Check Also

Türkiye’de Spor Psikolojisi Kavramına Yaklaşımlar

Spor Psikolojisinde Etik Sporcularla, Antrenörler veya Ailelerle Yapılan Görüşmelerin Gizliliği Sporcu ile Yapılan Tekniklerin ve …